Arkadaşları

Turkish News and Discussion

2008.08.27 05:31 Turkish News and Discussion

This subreddit is for news and discussion about Turkey. Posts both in English and Turkish are welcome. Bu subreddit Türkiye ile ilgili haber ve sohbet ortamıdır. Türkçe veya İngilizce yazabilirsiniz.
[link]


2019.06.09 20:40 furkantopal KGBTR

Türkiye'nin en özgürlükçü topluluğu! Türk internetinin efsanesi "krdş grup bura ne beklion (KGB)" çıldırmaya burdan devam ediyor. Türkiye'nin sosyal medyasına birçok jargon, motto ve yeni mizah anlayışı kazandıran KGB grubu, üyelerin gruba, grubun da üyelerine fayda sağladığı özel bir oluşum. KGBTR, her şeyin özgürce sansürsüz bir şekilde konuşulduğu samimi ve kaliteli bir topluluktur. KGBTR'ye destek ol: https://kreosus.com/KGBTR This community is only for Turkish speakers...
[link]


2019.03.28 16:43 erkanporcay Burdurland

Porçay Topluluğu için Meme ve İçerik paylaşım platformu.
[link]


2020.10.25 02:51 emrhnpla02 Hakkımda

Şu anda burayı neden yazıyorum hiç bir fikrim yok. Ama belki bir işe yarar o yüzden hadi başlayalım.
- Doğma büyüme samsunluyum.
- Çay içmiyorum ( Sizin içtiğiniz şey çay değil! Bir kere şekersiz çay deneyin bakalım nasıl oluyor )
- Yapmayı en sevdiğim şey: Yazılım ( Şu anda burdurland'e atmak için çok güzel bir site ile uğraşıyorum. 10 - 15 güne biticek )
- En sevdiğim film: V for Vendetta
- En sevdiğim dizi: Sherlock
- En sevdiğim oyun: Europa Universalis 4
Bunları neden yazdım ben yahu? Neyse devam.
Gerçek hayatta yalnızlığı, sanal hayatta arkadaşları seviyorum. Komik biri olduğumu düşünmüyorum ve biraz ciddi bir kişiliğe sahibim. Türkçenin yazım kurallarına değilde kendi uydurduğum yazım kurallarına uyuyorum. Şu anlık aklıma gelenler bunlar daha sonra güncellerim burayı. (´^ω^)ノ
submitted by emrhnpla02 to u/emrhnpla02 [link] [comments]


2020.10.24 23:15 LegacyOfDepression Dayımdan bana, Benden ise sizlere miras kalacak olan, Hadi onu sik götünden adlı 0 900 hat çalışmasıdır. Eve gelen dayımın arkadaşları bununla 31 çekiyordu. Şimdiki hükümetin kıymetini bilin mk. Oyuncuyu tahmin edene helal olsun....

Dayımdan bana, Benden ise sizlere miras kalacak olan, Hadi onu sik götünden adlı 0 900 hat çalışmasıdır. Eve gelen dayımın arkadaşları bununla 31 çekiyordu. Şimdiki hükümetin kıymetini bilin mk. Oyuncuyu tahmin edene helal olsun.... submitted by LegacyOfDepression to KGBTR [link] [comments]


2020.10.24 15:36 egitimciadam Eryaman dershane

İstediğiniz bölümü ya da üniversiteyi ilk denemenizde kazanamamış olabilirsiniz. Bu çok normal ve birçok öğrencinin yaşadığı bir durumdur. Uzun yıllar süren eğitim hayatından sonra her sabah kalkıp, okula gitmediğiniz günler ilk başta size çok tuhaf gelecektir. Okula gitmeden ders çalışmak zordur. Evde de ders çalışılabilir ama disiplin için dershaneye gitmek şarttır. Eryaman mezun dershanesiarayanlar için en iyi seçenekleri sunar. Bu dönemde siz de bir sene önceki hataları yapmamak için iyi bir dershane seçmeyi hedeflersiniz. İyi bir dershane ile hayalini kurduğunuz üniversiteye kavuşabilirsiniz.
Mezuna Kalma Stresi
Mezuna kalmak her öğrencinin kaldırabileceği bir durum değildir. Bu öğrenciler başarısız değildir. Genelde mezuna kalanlar bir bölüm ya da üniversite hedefi olan öğrencilerdir. Ne istediklerini bilirler ve tekrar hazırlanmayı tercih ederler. Ülkemizde yüzlerce üniversite ve bölüm bulunmaktadır. Sadece üniversiteye gitmiş olmak için gidilecek çok bölüm ve üniversite bulunabilir. Ama önemli olan istediğine ulaşmaktır. Bunun için de tekrar bir disiplin içine girip en iyi şekilde çalışmak gerekir. Mezun öğrencilerin üzerindeki sorumluluk daha fazladır. Bir yıl kaybetmenin verdiği stres ile başa çıkmak zordur. Arkadaşları üniversiteye başlamışken, evde kalmış olmaları zor bir durumdur. Bunun bir eksiklik olmadığını öncelikle öğrenciye anlatmak gerekir. Hedeflere ulaşmak için bazen beklemek gerekir. Bu durum da aynı bekleme sürecidir. En iyi şekilde hazırlanmaları için Eryaman mezun dershanesi önerebilirsiniz. Öğrenciyi anlayan ve yol gösteren birilerin olması çok önemlidir. Bu durumda öğrenci tekrar motive olarak çalışmaya başlayacaktır. Mezun dönemini mutlu ve huzurlu geçirdiğinde hedefine ulaşmaması için bir neden yoktur. İyi bir çalışma disiplini ve nitelikli öğretmenlere sahip dershane ile başarıyı yakalayacaktır. Mezun döneminin en güzel yani sadece sınava odaklanmaktır. Okul dersleri ile uğraşmadan sadece sınav konularına odaklanabilirsiniz. İstediğiniz saate ders çalışarak kendi düzeninizi oluşturabilirsiniz. Bazı öğrenciler gece çalışmayı sever bazıları ise sabahları daha iyi ders çalıştıklarını söylerler. Kendi isteğinize göre bir çalışma takvimi hazırlamak, çalışma veriminizi arttıracaktır. Hedeflerinize odaklanın ve başaracağınıza inanın. Eryaman dershanesi bu yolda yanınızda olacaktır.
submitted by egitimciadam to u/egitimciadam [link] [comments]


2020.10.23 10:43 Jelibon_Zebani (METNİ OKU)Hikayeye eklenecek arkadaşları unutmadım onlar sonrada eklenecek artı özelden mesaj atın eklenmrk istiyorsanız sizi not alayım.

Lisede geçireceğim ilk gün. Çok heyecanlıyım. Okula girdiğim anda bir kıza azdı- yani tutuldum. Afet gibi bir şeydi. Onu elde edip evire çevire si- yani konuşmak istiyordum. Şansa bakın benle aynı sınıfta. Listeden adına baktım. Adı u/Pikachu_17 miş. Ben derste kızla sevişm- yani sevgili olma hayali kurarken müdür geldi kendini tanıttı."Merhaba çocuklar ben u/SadeceOzan0 yani müdürünüzüm. Bu yıl sizden çok umutluyum çünkü..." diye zırvaladı. Espri konusunda çok iyiydi, kel olması ayrı bir güzeldi. Beni dersten sonra çağırdı. Odasına geldiğimde direk konuşmaya başladı. "Sınıfta dikkatimi çekti sen bir kıza tutulmuşsun. İstersen seni onla daha yakınlaştırabilirim ama bir şartım var. Tuğçe Hoca'nın kol saatini al ve bana getir." Ne yapsam bilemedim biraz süre istedim "tamam" dedi.
Işte burada sevgili okurlar hikayenin oluşmasında yardımınıza ihtiyacım var. Anketi doldurun hikaye devam etsin
-Jelibon_Zebani
View Poll
submitted by Jelibon_Zebani to AnketTR [link] [comments]


2020.10.22 20:53 solidsnake52 Emir, Mete ve Arkadaşları ile Among Us Oynuyoruz

Emir, Mete ve Arkadaşları ile Among Us Oynuyoruz submitted by solidsnake52 to u/solidsnake52 [link] [comments]


2020.10.22 19:52 Leterajoke Beyler acil

Bir seks hikayesi vardı böyle kız oluyo okula gidiyor işte bi çocukla soyunma odasında yiyişiyor sonra bu çocuğun arkadaşları geliyor bu kızı. Ağzına veriyorlar boşalıyotlar sonra kameraya çekiyorlar bunu tehtit ediyorlar kızı eğer yarın sütyenini ve külodunu giymezsen kimsenin haberi olmaz diye sonra yarın bunu öğretmenler odasında götünü sikiyorlardı anasının amı kadar uzundu yarıda bırakmıştım ama savelemeyi unutmuşum yaranızı yiyeyim bulun şunu
submitted by Leterajoke to KGBTR [link] [comments]


2020.10.22 18:12 Fancy_Ladder Hatıralar

Değerli arkadaşlarım, profilime bakarak öncesinde forumda yaptığım paylaşımları okuyabilirsiniz.Sizlere geçen sürede yaşadıklarımı aktarmak istiyorum. Öncelikle dersler sebebiyle uzun süre aktif olamadım ve sanırım daha uzun bir süre olamayacağım. Bu yüzden bana gelen mesajlara vesaire cevap veremeyebilirim.
Kendi depresif hissediyordum. Belki de haklıydım. Takribi birkaç gün içinde, okulda bir kızla tanıştım, sonrasında onun da dahil olduğu bir grupla kaynaştım. Grupta bir kız vardı, arada beraber otururken ona dönüyor ve laf atıyordum ama kendisiyle pek sohbetimiz yoktu. İşte nerelisin diye sordum, Polonya dedi, ben de "Varşova'ya gidersem tur rehberim sensin." demiştim ama genel olarak ne konuştuğumuz hatırımda değil (Zaman geçti). Bir gün bu kızla bankta otururken, zilin çalması üzerine ben ayağa kalktım, kız daha orada oturuyordu. O anda içimde bir ışık çaktı sanki ve ona elimi uzattım, beklenmedik bir şekilde elimi tuttu, ellerimiz kenetlendi. 17 yaşında bir stuttercel olarak ilk kez böyle birşey yaşamıştı, heyecandan gebersem de bunu belli etmeden kıza, sınıf arkadaşlarının teşkil ettiği kuyruğa kadar eşlik ettim. En sonunda bu işi nasıl batırabilirim diye düşündüm ve ayrılırken kızın elini öptüm. Güldü. Öğle arasında kızla beraber bahçede el ele gezindik, saçlarını kokladım, alnından ve yanağından öptüm. Bahçenin altında kalan ağaçlarda otururken onunla yaklaşık 2 dakika boyunca hiç konuşmadan kesintisiz göz teması kurduk. Onu öpmek için çıldırsam da cesaret edemedim ve zilin çalmasıyla beraber dağıldık. Bir sonraki tenefüs kız benden tamamen soğumuştu, onu davet ettim ama benimle gelmeyi red etti. Kırılmıştım, az önce el ele geziyorduk! dedim kendi kendime. Akabinde ona ısrar etsem de (Maalesef bir hata yaptım) kız bana yanaşmadığı gibi bir dönem benimle konuşmadı da. Bu aralıkta (Yeniden maalesef!) onu çok sık düşünerek nerede hata yaptığımı sorguladım.
Bu olayların ardından 1 ila 2 hafta arasında bir süreç geçmiş olsa gerek, kekemelik egzersizleri ve meditasyonlarımı her gün yapıyor, bir şekilde kendimi kontrol etmeye çalışıyordum (Pek de başarılı olduğum söylenemezdi). Artık bu kızın grubundaki kızlar da, onun benden soğumasıyla beraber bana eskisinden daha mesafeli davranır olmuştu. Biraz yalnız hissediyordum ama sürekli kendimi, değerimin etrafımdaki kız sayısı ile ölçülemeyeceğini tekrar ederek iyi hissettirmeye uğraştım. En sonunda bir arkadaşım, beni bir grup kızla tanıştırdı. Kızlarla biraz sohbet ettikten sonra, kapalı bir havanın hakim olduğu bir öğle arasında arkadaşım yanıma geldi ve "X kişisi seninle konuşmak istiyormuş." dedi. Ben şaşırdım, neden yav Allah Allah dedim kendi kendime. Neden altı üstü 10 dakika konuştuğum bir kız benimle yeniden konuşmak istesin? (Tamam kıza biraz sataşıp onu güldürmüştüm ama beni davet etmesini beklemiyordum) Kızların yanına gittim, biraz konuştuk yine. En sonunda arkadaşımın yanına gitmem gerektiğini söyleyerek en çıtır olanın yanına gittim ve yeniden görüşmek için numarasını istedim. Kız biraz tedirgin oldu, utandı tabi, arkadaşları gülmekten kırıldılar. Ben anlayamıyordum onları ama heyecanlanmıştım, kız en sonunda telefonu eline aldı ve yazmaya başlamadan önce "Sadece arkadaş" dedi. Ben de telefonu elinden alarak "Seni bir kadın olarak seviyorum, arkadaş olamayız" diye yanıtladım. Tabi anlatımım garip gelebilir nitekim kızla konuştuğumuz dil farklıydı (Avrupa'da sevgilisiz kalmayı beceren bir stuttercel olduğumu öncesinde izah etmiştim). Bunun üzerine kız "Kızlarla da arkadaş olabilirsin!" diye diretince ona "Eğer vücudunu beğendiysem olamam." diye yanıt verdim. Biraz bunun "Sadece arkadaş" triplerine maruz kaldıktan sonra ekmek çıkmayacağını anlayarak oradan uzaklaştım. Ama içimde bir özlem vardı, bir istek ve bunun peşinden gitmeye yönelik bir heyecan...
O günlerde kendimin farkına varmaya, kendimi tanımaya uğraşıyordum. Kızlara karşı olan isteğimi ve niyetimi nasıl doğru bir şekilde hissedip ifade edebileceğimi, nasıl istediğimi alabileceğimi sorguluyordum. Bir gün kütüphane kapısının önünde bekleyen iki kız gördüm, o an kendi kendime sordum "Ne yapmak istiyorum?" tüm vücudumu bir heyecan kapladı ve kekelemekten nefessiz ve kıpkırmızı kesilmeyi göze alarak kapı önünde bekleyen kızların yanına gittim. İçlerinden biri vardı ki okuldaki herkes onunla cinsel münasebet yaşamak için kuyruğa girebilirdi, o kadar güzeldi, o kıza doğru yöneldim ve tamamen içimden ne geçtiğini sorguladım. En sonunda heyecandan titrerken şu kelimeleri sarf edebildim "Fazla vaktim yok, birazdan gitmem gerek ama önce şunu söylemek istiyorum. Sen çok... (Bu esnada heyecandan nefesim kesilmişti) çok güzelsin..." Kızın ten rengi değişti. Bembeyaz bir avrupa hanımıyken bir anda domates kırmızısına döndü. Elleriyle yüzünü kapayarak kıkırdamaya başladı. Arkadaşı da kahkahalara boğuluyor ve arkadaşının omzuna yumruk atıyordu. Kız en sonunda bana "Teşekkür ederim, çok naziksin." dedi. Ben de daha fazla konuşursam kalp krizi geçirebileceğimden korkarak gittim, kısa süre sonra kızı bahçede bir köşede sigara içerken gördüm (Maalesef bu okulumuzda çok yaygın) yanına gidip sohbet başlattım. Kız oturduğu yerde bütün vücuduyla bana doğru döndü, dirseklerini baldırlarında konuşlandırıp kafasını avuç içi hizasına alıp hafif eğilerek bana doğru baktı. Yanaklarının kızarmasının çok hoşuma gittiğini söyledim ve yanaklarını okşadım, kız gülümseyerek teşekkür etti. Sigara içmesinden hoşlanmadığımı söyledim, kız "Eh bir tane de kusurumuz olsun." diye cevap verince "Şşşş, şımarma hemen" dedim. O konuşmamızla ilgili pek bir şey anımasayamıyorum. O kadar tedirgindim ki bir an önce gitmek istiyordu tüm vücudum. Aklımda kalan tek şey adını öğrendiğim ve bana sevgilisinin olduğunu söylediği. Zaten gitmek için bahane arıyordum, sevgilisinin olduğunu söyleyince bu da tam üzerine geldi, kızla tanıştığıma memnun olduğumu söyleyerek oradan uzaklaştım. Tokalaştıktan sonra elini öptüm ve oradan ayrıldım. Kısa sürede iki el öpmüştüm, 30'lu yılların centilmenlerine benzetiyordum kendimi.
Bu olay bana direkt olmanın çok etkili olduğunu gösterdi ve numarasını vermeyen kızda da aynı şeyi denemeye karar verdim. Bir öğle arasında bu kızın yanına gittim, arkadaşlarıyla oturuyordu, önce biraz havadan sudan sohbet ettik sonra onlara şöyle söyledim "Arkadaşlar, buraya neden geldiğimi biliyor musunuz? (Hedefim olan kızı işaret ederek) arkadaşınız ve ben birbirimizden hoşlanıyoruz, onunla beraber okulda biraz yürüyüp başbaşa vakit geçirmek istiyorum. Sizin için sorun olmaz değil mi?" hemen bir uğultu başladı, hepsi birbirini dürtüklüyor, kıkırdıyor falan. "Yok canım, ne sorunu" diyorlar ama bizimkinden gene hayır yok, "Ben sadece arkadaş olmak istiyorum" diye tutturdu. 10 dakika kadar orda kalıp ısrar ettim fakat bu kız yine gelmedi. Sinirlendiğimi belli etmemeye çalışarak ordan ayrıldım. Biraz yalnız vakit geçirdim, ilkokullu bebeler (Burada lise, ortaokul ve ilkokul bir arada, tek okulda okunur) bana sataşmaya başladılar, korkuttum gittiler. Tam zil çaldı, sınıflara dağılıcaz, ortaokullu bir grup kız dibimde toplanıverdi, kaç yaşındayım soruyorlar, 17 dedim, hepsi "Aooğv aooğv" ne oğvu bilader diye içimden geçirdim. İşte yok efendim 20 yaşında gösteriyorsun, yok bilmem kaç yaşında gösteriyorsun, bunların hepsi benim yaşımı tahmin etmeye başladılar. Neyse fazla vakit kaybetmeden ordan ayrıldım. Eve gittiğimde şuna karar verdim, 17 yaşında bir stuttercel ve hayatı boyunca ilişki içinde bulunmamış biri olarak belki de geç kalmıştım. Belki de akrabalarım sürekli "Ohooo, ben senin yaşındayken..." diye hikayeler anlatıp kıskançlığımı körüklüyordu, belki de herkes "Nasıl şimdiye kadar sevgilin olmaz yaaa?" diyip komplekslerimi körüklüyordu. İçimdeki bu arzunun her şeye rağmen, hakkımda söylenen her şeye rağmen gitmeye ve kendimi kabullenmeye karar verdim. Ben hiçbir ilişkisi olmamış, 17 yaşında, deli gibi kekeleyen, utangaç, bakir bir oğlandım, çevremdeki herkes sevişirken ben yalnız kalmış olabilirdim ama... Ama hiç değilse çabalayabilirdim. Haftasonu sokağa çıkıp tanımadığımız kızlarla konuşma başlatmak için bir arkadaşımla anlaştım, tanımadığımız kızlarla sohbet başlatmak ve içimizdeki kaygıyı yıkmak istiyorduk. Dün akşam dışarı çıkıp AVM ve bazı yerlerde gezinerek tanımadığım bir kızla konuşmaya çalıştım, tek başıma. Amacım tıpkı okulda şansımı denediğim o sevgilisi olan kıza yaptığım gibi, içimden geçeni aktarmak, iltifat etmekti. Ama anca yaşlı bir adama ve çocuklu bir (30lu yaşlarda) kadına adres sorabildim. İltifat etmeyi denedim ama yapamadım, sanki vücudum ve dudaklarım kilitleniyordu ve kelimeyi ağzımdan çıkarmak bana okyanusun en dibine ekipmansız süzülebilmek kadar imkansız geliyordu. Benden yaşça büyük bir kadına iltifat edeyim bari dedim ama yine yapamadım. 2 saat boş boş gezindikten sonra avare avare eve döndüm. Başarısız olduğum için öfkeliydim ama artık haftada hiç değilse birkaç kere dışarı çıkıp kendimi zorlamaya karar verdim. Bu sırada kekemelik için yaptığım ve bana (%10 katkı bile kardır) yardım eden egzersizlerimi elden bırakmamak gerekli.
Bu yakınlarda forumda paylaştığım postlar aklıma geldi, hikayemi paylaşmıştım ve pek çok abim bana kibar cevaplar vererek ilgilerini göstermişti, bu beni pek memnun etti. Uzun süredir Reddit'e girmedim, aradan geçen süre boyunca yaşadıklarımı derleyip, konuşmayı ihmal ettiğim bazı dostlarıma aktarmak istedim. Sizlerle pek çok açıdan aynı kaderi paylaşan, ömrü boyunca yalnız kalmış bir kardeşiniz olarak yaşadığım gelişmeleri burada anlatmayı uygun görüyorum. Bakarsınız daha post paylaşırım, kim bilir ne zaman?
Sevgilerimle
submitted by Fancy_Ladder to turkincel [link] [comments]


2020.10.22 14:41 buddyperformance 360 Derece Performans Değerlendirme Nedir ve Ne İşe Yarar?

360 derece performans değerlendirme sistemi, geleneksel performans değerlendirme sisteminden farklı olarak, bir yönetici tarafından yılda bir ya da iki defa değerlendirme yerine, çalışanın birden fazla yönetici, ekip arkadaşları ya da organizasyon dışında yer alan ama çalışanın iletişim içerisinde olduğu taraflar tarafından verilen geri bildirimler ve performansı hakkındaki görüşleri dikkate alınarak değerlendirildiği bir sistemdir.Farklı tarafların sağladığı geri bildirim sayesinde, 360 derece performans değerlendirme yöneticilere daha doğrulanmış ve işe yarar sonuçlar sunmaktadır. Yazımızın devamı için https://buddyperformance.com/t360-derece-performans-degerlendirme/ sayfasını ziyaret etmeyi unutmayın!
submitted by buddyperformance to u/buddyperformance [link] [comments]


2020.10.22 13:00 MrBrockLesnar Work and Travel

Beyler 1 sene sonra work and travel başvurumu yapıcam eger gidersem vlog çekicegim size is,eğlence yönünde yurt dışına gelmek isteyen arkadaşları bilgilendirecegim ilerde hortlatırsınız vay be kgbden de adam çıktı diye neyse kardeslerim herkesin bir hayali var 1 sene sonra gorusucez bumm kgbyi muasır medeniyetler seviyesine cıkarıcagız.
submitted by MrBrockLesnar to KGBTR [link] [comments]


2020.10.22 12:54 Badelx CewoHere ve Arkadaşları Among Us' da tartışıyorlar.

CewoHere ve Arkadaşları Among Us' da tartışıyorlar. submitted by Badelx to Atman96 [link] [comments]


2020.10.20 16:54 yokedici45 minecraft entiti 303

Burası oyunlar hakındamı iyi o zaman genelde ben minecraft oynarım ama başkazamabda among us da oynarım sonzamanlarda minecraftan hayata ve yarıtıcı modlar da maralardan ormanlardan garip seslar duyuyorum oyun daki yaratıkların oluş mama madunu alsam bile geliyor o sesler seslar genelde horor yani korkunç ve arkanı döndüğünde çıkan sesler var o sesleri araştırdım olumlu cevaplar alamadım mesala bi yerde şu yazıyor du ama sahde de herob rine diye birşeyden sözediyordu youtube de de ent 303 müne bide çrb yani çarpık steve diye birşey adam varmış adı üstünde kafası ters tamemen simsiyah gözü olan bir adam varmış bu olay minecraftın bu güne yakın ama balık olmayan sürümünde bilmem ne isimli bir yayın cının başına gelmiş adam arkadaşlarıyla ende giderken yolda yanık köy ve ateş içinde yanan evler görmüşler yağamur yoken olmuş ende nekadar yaklaşırlarsa sisler göggürütüleri ve garip seslar duymuşlar adam arkadaşlarına beyler ben artık çıkıyom zaten saat 7 veya 8buçuk oldu arkadaşları ona yavrarmış olduklarından dolayı oyuna devam etmiş dikat 7ve8 demişti demeki adamın başı arımış ve tek bölüm çekiyor olduklarının bir kanıtı arkadaş ları ona engel olurken demeki demeki içlerinden biri onun yanında arkadaşlarından biri ama arkadaşı bir çocuk çünkü hiç yayına kendini belirtmedi demeki utangaç tı adam bi anda fikrini deiştirmiş ve zaten oyunun final bosunu öldürme istei yüzünden oyunda yolunu kaybetmiş arkadaşlarında ses bulanık geliyordu o sıra çeten biri aabii arkadaşını gördüm adamda çete inanıp arkadaşı sandığı şeye şaka olsun diye bir yumruk atar adam atar atmaz oyun kapanır oyun adamı oyundan atar ve süreliğine donar adamın çeti kapanır kimse izleyemez ken adam hiç birşey yapamaz ne kapatır yada koltuktan kalkmak ister adam sinir lenip monitöre yumruk atar atın ca ekranda karıncalanmalar olur adan iyice korkar ve koltuktan kalk mak ister ve mutfağa giderken monitörden bir çığılık çıkar adam korkudan ve dağasını bilmiyom[17:52]Arkagaşlar duydunuzmu minecrafta yeni 3 canlının arasından biri gelecek 1moobloon sarı çiçekler rin kafasında olan ve sarı renkli bir inek 2 iceologer karlı yerlerde olan ve kafamıze dev buz kütleleri üçürüp kafamıza atan bir yağamacı 3 ismini bilmediğin bir kalamar bu kalamar yeşil ve yeşil ışık gönderen ve çok derinlerde olan bir ahtopot işte bu 3 biyomdan biri minecrafta gelecek siz hangisi gelsin fiyonuz ben iceologer diyorum siz
submitted by yokedici45 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.10.20 02:37 BrainyRedditor AK-Trol Sistemi İşleyişi Üzerine Bir Soru

Merhaba arkadaşlar,
İlk önce Vikipedi üzerinde yer alan "Aktroller" açıklamasını okuyalım;
Aktroller, Türkiye'de Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından yönetildiği iddia edilen devlet destekli anonim internet siyasi yorumcuları ve trolleridir. 2015 yılında Aktrollerin doğrudan devlet tarafından finanse edildiği, devlet destekli internet trollerinin çoğunun 20-25 yaşları arasında olduğu doğrulandı. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin gençlik kollarının (AK Gençlik) bu web tugayına başkanlık etmekle yükümlü olduğu varsayılmaktadır.
Aktroller, aslen Gülen Cemaati tarafından finanse edildiği iddia edilen çeşitli internet yorumcuları ve trollerine dayansa da ilk olarak 2013 yılında hükümete ve Recep Tayyip Erdoğan'ın otoriter eğilimlerine karşı düzenlenen Gezi Parkı protestoları sırasında protestocuların protestoları örgütlemek ve tanıtmak için sosyal medyayı kullandığı dönemde ortaya çıktılar. Buna karşılık iktidar devlet propagandasını teşvik etmek ve Adalet ve Kalkınma Partisi'ne muhalif olduğu belirlenen kişilere karşı kampanyalar düzenlemek için 6000 kişiyi Yeni Türkiye Dijital Ofisi olarak bilinen yeni bir sosyal medya ekibine dahil etti. İnternet botları devlet tarafından da ücretli kişilere yardımcı olmak için yaygın olarak kullanılmaktadır. Aktroller, esasen Kürt solcularından Atatürkçülere kadar görevdeki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve iktidar karşıtlarına karşı bir tavır takınmaları ile bilinmektedirler. Aktroller, 2017 Türkiye anayasa değişikliği referandumu sırasında 'Evet' kampanyası lehine kampanya düzenlediler. 12 Haziran 2020 günü Twitter, AK Parti ile alakalı olan ve sahte hesap olduğu belirlenen 7340 hesabı kapattı.
Aktroller, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya ağlarını, iktidar partisi lehine propaganda yapmak, muhalefeti itibarsızlaştırmak ve internete yanlış bilgiler yaymak suretiyle bireylere saldırmak için düzenli bir şekilde kullandıkları bilinmektedir.
Şüphesiz AK-troller popüler sosyal ağlarda Türk kullanıcılarının çoğunlukta oldukları her yerdeler. Twitter üzerinde AK-Trol paylaşımları çoğunlukla normal mesai saatleri içerisinde yapılmakta. Ama bazen de Erdoğan ve partisini, millleti, başka stratejik kişi ve kurumları vs. ilgilendiren durumlarda yüzbinlerce AK-Trol sanki işbirliği yapmışcasına gecenin ortasında ilgili Twitter etiketini tweet bombardımanına tutuyorlar. Üstelik tweet atan hesaplar bot hesap da değil. Bu durum diğer sosyal ağlarda da aynı trol sistemiyle devam ediyor.
Şimdi sizlere sorum şu;
AK-Trollerden biri diğerinden habersiz algı operasyonu yürütemediğine, yürütemeyeceğine göre, neden AKP gençlik kollarına, yani saraya bağlı yüzbinlerce AK-Trol ordusu içinden; ülkesini düşünen, cumhuriyetin ne demek olduğunu bilen, milli tarih bilincini kaybetmemiş, kalbinde ufak da olsa bir ATATÜRK ve vatan sevgisi bulunan bir trol çıkıp da AK-trol sisteminin nasıl işlediğine dair sistem çarkının düzenini (anonim de olsa) web üzerinde paylaşıp ifşa etmek istemiyor, ifşa edemiyor?
Yani AK-trol sistemi içinde çalışan bir kişinin bu sistemin işleyişini açığa çıkarmasının önündeki güç ne? Aldığı para mı? Başım belaya girer korkusu mu? Ailesi, partisi, cemaati veya çevresi tarafından yıkanmış beyni mi? Ekmek parasını kaybederim işsiz kalırım korkusu mu? Yoksa Erdoğan mı?
Sizce AK-Trollerin inatla AK-Trollük yapmasındaki en büyük güç ne?
Sistem çarkı düzeni derken mesela;
  1. AK-trol saat ücretleri nedir?
  2. AK-trol yemek imkânları nelerdir?
  3. Ak-trollere vakit girdiğinde namaz zorunlu mu?
  4. Ak-trollere erzak kolisi veriliyor mu?
  5. Ak-troller başka hangi işlerde çalıştırılıyor?
  6. Kıdemli Ak-Trollere Ipad, Macbook hediye ediliyor mu?
  7. Bekar Ak-Trollere eş bulunuyor mu?
  8. Ak-trollerin yaş ortalaması nedir?
  9. Döviz kurundan acemi Ak-Trollere ödenen maaş düştü mü?
  10. Ak-troller ek iş yapıyor mu?
  11. Ak-trollere "herşey İslam için" deniliyor mu?
  12. Ak-troller çoğunlukla hangi cemaatten?
  13. Ak-trollerin çoğunluğu Karadeniz ve İç Anadolu bölgesinde mi?
  14. Yakınlarına "sosyal medya danışmanlığı" yapıyorum diyen kaç Ak-trol var?
  15. Saraydan gelen talimat nasıl bir iş şeması ve algoritması ile Ak-trollere ulaştırılıyor?
Bunlar gibi vs.

Edit: Turkey üzerinde 200'e yakın AK-Trolü engellediğim halde virüs gibi çoğalıyorlar. Birkaçı da bu gönderinin altına yorum yazmış. Diğer arkadaşları tenzih ederim. Onlar kendini biliyor.
submitted by BrainyRedditor to Turkey [link] [comments]


2020.10.18 20:51 BilgeTurk alt insan olan siz değilsiniz.

merhaba arkadaşlar. buradaki postları okumayı seviyorum aranızdaki çoğu insanın çok temiz kalpli olduğunun farkındayım bu kişilerin cidden hiç işi gücü olmayan arkadaşları değil , biraz düzgün bir şey okumalarını istedim .yorum yaptığımda pek beğenilmiyorum ama ben de, henüz blackpill'i bilmeden lisede çokça schopenhauer okuyan , kısa ve cılız bir mentalcell'dim. yaşadığım şehirde duramıyordum ve intihar etmemek için bir başka şehire üniversiteye gittim. bu yıllarımın da çoğu israf oldu diyebilirim ancak üniversitenin 4. ve 5. senelerinde doğa sporları , felsefe ve meditasyon ile kendimi çok daha düzgün bir yere taşıdım. hayatta eskiden benim için çekilmez acıların sağlıklı ve huzurlu oldukça hiç bir anlam ifade etmediğini fark ettim. üniversite sürecinde kütüphanede bulunmayı sevemem ;Türk halk bilimi, tarih ve zaten alanım olan mühendislik konularında samimi bir merak içinde öğrenmemi sağladı. akıl sağlığımın kötü olduğu zamanlarda zaten sıkıcı ve bomboş olan derslere giderken kafamı toparlayıp o dersten bile bir şeyler öğrenebileceğimi kendime hatırlatarak okula yürüyerek gittim bu da sabah 6da evden çıkmamı gerektiriyordu. hayatımın çoğu zamanında karşılaştığım zorbalık dik durup hayatımı kontol edebilmeye başladıkça azaldı, spor ile gelen özgüven ile de sonlandı. gerçekten bana değer veren , güvenlerini çokça defa ıspatlamış arkadaşlar edindim. demem o ki hayattan keyif alın. değiştirebileceğiniz şeylere odaklanın ve bir yerde huzur bulun yoksa bu ruh hali sizi çürütecek. kendinize nitelik ve değer katın. bir kadın sizin kıymetinizi anlasa ne anlamasa ne . bu nitelikler ile filirtelenmiş ortamlardan arkadaş edinmeniz ( örneğin satranç , okçuluk kulübü gibi ) , düzgün arkadaşliklar kurmanızı sağlayacaktır. dediğim gibi güzellik, statünüz sizi üst insan yapmaz. erdemli olmak size değer verir. kendinizce mutlu olmanızı dilerim emin olun hayatın güzelliğini , içinizi güzelleştirmeden hissedemezsiniz.
dişi breyler ile etkileşimim:
bu sürecin başında çok kötüydüm ve zaten bu dişiler hep rastgele kişilerdi. bir esprisi olmayan ve çoğunun bu aşırı kısa süren etkileşimlerde kendilerine değer veren tek şey kadın olmalarıydı. biraz olsun profrontal lobu ile yaşayan kadınların böyle olmadığını düşünüyorum. evet kadınlar çok daha içgüdüsel olabiliyorlar ama bu içgüdüsellik her zaman size karşı demek değil.( en büyük içgüdüleri galiba duruş.eziklik hissini çok iyi seziyorlar. biz çirkin olduğumuzu düşünerek zaten o kişiniyi bizden üstün tutuyor ve o ezikliğe bürünüyoruz).
my cope list :
marcus aurelius.
vatanseverlik. sevdiğim bu millet ve kültüre güzel işler yapmak ve hak ettiği gibi bir gelecek bırakma uğraşı. elbette bu kendinizi düzelmek ile başlıyor
kesinlikle arada bir doğaya çıkın bu direkt dağa çıkıp kamp yapmak olmasa da ağaçlık bir park bile olabilir ve oturup kendinizi dinleyin. ben kafam çok dolu olduğunda bunu yapıyorum.
meditasyonu öğrenin.
spor yapın ve fiziksel anlamda limitlerinizi zorlayın. hiç spor yapmamış berbat posture ve eklem genetiğine sahip bir arkadaşınız olarak bu tavsiyeyi veriyorum. parka gidip koşu, barfiks , şınav çalışarak ve vücut bozukluklarımı düzelterek bu konuda kendimi çok iyileştirdim. artık bir eşya taşırken daha güçlü olduğumu hissetmek bile iyi geliyor ve ayıca on aydır sigara içmiyorum
her neyse arkadaşlar. kafam pek yerinde değil, galiba çoğunlukla boş yaptım. vaktini çaldığımı düşünen kişilerden özür dilerim .
submitted by BilgeTurk to turkincel [link] [comments]


2020.10.18 07:39 sevgiforum_com Psikoloji nedir?​

Psikoloji nedir?​
Psikoloji nedir?​

Psikoloji nedir?​

Psikoloji, zihin ve davranış arasındaki bağlantıların incelenmesidir. Şu gibi sorulara yanıtlar sağlamaya çalışır: İnsanlar neden yaptıkları gibi davranırlar? İnsanları mutlu ya da mutsuz eden nedir? Zihin ve beyin arasındaki ilişkiler nelerdir?
Pek çok uluslararası öğrenci merak edebilir: Neden psikoloji okuyorsunuz? Pek çok ilginç soruya cevap vermenin yanı sıra, psikoloji okumak heyecan verici kariyer fırsatlarına yol açabilir. Psikolojinin ilgi çekici alanına daha yakından bakalım.

https://preview.redd.it/jxu0kbz1jst51.jpg?width=650&format=pjpg&auto=webp&s=86cc15c4928080412bdeb9cc4ee66da7c5da733b

Psikolojide Araştırma Alanları​

"Psikoloji nedir?" Sorusuna cevap vermenin bir yolu yok. Alandaki ilgi çekici birçok konuyu tanıtmadan. Bu tür heyecan verici konular arasında öğrenme ve hafıza, duyu ve algı, duygu ve motivasyon, gelişim ve bozukluklar ve diğerleri yer alır. İnsan davranışıyla ilgili sorulacak ilginç bir soru varsa, kesinlikle incelenmeye değer bir araştırma grubu vardır. Öyleyse, cevaplamak için: psikoloji nedir? Psikoloji, zihnin belirli işlevlerini ve işlev bozukluklarını daha yakından incelemek için parçalayan geniş bir zihin bilimidir.

https://preview.redd.it/0o9xcam2jst51.jpg?width=643&format=pjpg&auto=webp&s=ecf3f25725a3a52661c98b3bf03b7d2fa9fc7fd6

Deneysel ve Klinik Psikoloji​

Uluslararası öğrenciler, ABD'de psikoloji çalışmalarına yönelik iki farklı yaklaşım olduğunun farkında olmalıdır. Bu iki yaklaşım tamamen farklı değildir, ancak önemli farklılıklar vardır. İlk yaklaşım olan deneysel psikoloji, insan aklı ve davranışları hakkındaki gerçekleri keşfetmek için araştırma ve deneylere vurgu yapar. Bu yolu seçen öğrencilerin, kontrollü deneyler yapmak için temel bilimsel yöntemi ve verileri yorumlamak için istatistiklerin kullanımını anlamaları beklenecektir. İkinci yaklaşım olan klinik psikoloji de insan psikolojisini anlamaya çalışır, ancak aynı zamanda insanlara psikolojik iyilik hallerinde yardımcı olmayı amaçlar. Bu yolu seçen öğrencilerden yine de zihni anlamaları beklenecek, ancak aynı zamanda bir doktorun bir hastayla nasıl etkileşimde bulunduğuna benzer bir şekilde bireylerle etkileşim kurmayı öğrenecekler. Bu psikoloji alanındaki uzmanlar bazen danışmanlık, terapi ve hatta bazen reçeteli ilaçlar bile uygulamaktadır. Öğrencilerin psikolojideki ilgi alanlarının ne olduğuna karar verirken bu iki ayrı yaklaşımı akıllarında tutmaları önemlidir.

https://preview.redd.it/helbxi53jst51.jpg?width=637&format=pjpg&auto=webp&s=1ea8648770131bd9a0c3fa989cfdd35cc579ae95

Kariyer fırsatları​

"Neden psikoloji okuyorsunuz?" Sorusunun yanıtlarından biri. Bunu yapanlar için çok çeşitli kariyer fırsatlarının olması. Psikoloji ile ilgili sorularla en çok ilgilenenler kendi iyilikleri için araştırmacı, öğretmen veya profesör olmak isteyebilir. İnsanlara yardım etmek isteyenler, akıl sağlığı tesislerinde danışman, terapist veya personel olabilir. Psikoloji derecesi olanlar için başka uygulamalar da var. Örneğin adli psikologlar, hukuk sistemi içinde psikoloji ilkelerini uygularlar ve hakimler, avukatlar ve polis memurlarına tavsiyelerde bulunurlar. Endüstriyel psikologlar, işçi verimliliğini nasıl en üst düzeye çıkaracaklarını ve iş arkadaşları arasında iyi ilişkileri nasıl sürdüreceklerini anlamak için işyerinde psikolojik ilkeler uygular.
Kaynak: https://www.sevgiforum.com/konulapsikoloji-nedir.409/
submitted by sevgiforum_com to u/sevgiforum_com [link] [comments]


2020.10.17 21:15 bisiklethaber Zeynep Aslan, Arkadaşları Tarafından Anıldı

Zeynep Aslan, Arkadaşları Tarafından Anıldı submitted by bisiklethaber to u/bisiklethaber [link] [comments]


2020.10.16 14:09 BucicigujpeZeveNgdio Üfff ne hikaye beeeeeğ (okumak için ana okulu mezunu olmalısınız)sjsjs

S ve J'nin kadim dostluğu çok eskiye dayanır. Bir gün uzak dünyada eski zamanlarda birbirine rakip iki köy varmış. Bir köyde S ve ailesi, diğer köyde J ve dostları varmış. Bir gün iki köy arasındaki gerginlik giderek artmış. Öyle ki bu iki köy arasında ev, bahçe yakmalara kadar uzamış. İlk köyden yani S nin yaşadığı köyden bir kişi J'nin yaşadığı köye gelmiş. Bu duruma bir son vermeye çalışmış. Fakat J'nin yaşadığı köydeki halk S'den gelen kişiyi idam etmiş. Bunun üzerine J'nin yaşadığı köy savaşa hazırlanmış. İki tarafta birbirlerinin köyüne ajanlar yollamış. Savaş günü gelip çattığında ise S ailesinin adına savaşa gitmeye karar vermiş. J ise dostlarıyla çarpışmaya karar vermiş. İlk saldırıyı S'nin yaşadığı köy yapmış. J'nin dostlarından bir tanesi ise bu saldırıda ölmüş. J ve arkadaşları onun için bir cenaze bile hazırlayamamışken saldırıya geçmeye başlamış. Savaş 1 hafta sürmüş. İki köy de fazlasıyla zararda çıkmış. Kazanılanlar ve kaybedilenlerin arasında açık bir ara olduğu bu savaşın son damlaları gelmiş. J bir arkadaşı ile kalmış. S ise ailesini korumak adına hala hayattaymış. İki tarafta dinlenirken J arkadaşıyla konuşmaya başlamış. Arkadaşı " Bu savaşı saldırarak veya savunarak kazanamayız. İki tarafın da anlaşması gerekiyor." demiş. S ise ailesiyle konuşmuş ve J'nin arkadaşının önerisinde bulunmuşlar. Ertesi gün savaşın bitmesi gereken gündü. Bir taraf galip olacaktı. Fakat J öne çıkarak iki köy arasındaki savaşta yüksek seslerle bağırmaya çalışmış. "Savaşı bitirelim dostluk kuralım!" fakat kimse onu duymak istememiş. S ise J'nin çığlıklarına karşılık vererek ona katılmış. Savaşta iki köy de farklı köylerden iki kişinin beraber olduğunu görünce savaşı durdurmuş. Onların seslerine kulak vermişler. İki köy de verilen kayıplardan muzdarip olup savaşı bitirme kararı almış. J dostların anısına S'nin olduğu köye bir anıt yaptırmış. Bu anıt bu savaşın unutulmaması için zaman boyunca orada kalmış. İşte böylelikle S ve J'nin kadim dostluğu başlamış.
submitted by BucicigujpeZeveNgdio to ZargoryanGalaksisi [link] [comments]


2020.10.15 22:07 alpcskun S ve J

S ve J'nin kadim dostluğu çok eskiye dayanır. Bir gün uzak dünyada eski zamanlarda birbirine rakip iki köy varmış. Bir köyde S ve ailesi, diğer köyde J ve dostları varmış. Bir gün iki köy arasındaki gerginlik giderek artmış. Öyle ki bu iki köy arasında ev, bahçe yakmalara kadar uzamış. İlk köyden yani S nin yaşadığı köyden bir kişi J'nin yaşadığı köye gelmiş. Bu duruma bir son vermeye çalışmış. Fakat J'nin yaşadığı köydeki halk S'den gelen kişiyi idam etmiş. Bunun üzerine J'nin yaşadığı köy savaşa hazırlanmış. İki tarafta birbirlerinin köyüne ajanlar yollamış. Savaş günü gelip çattığında ise S ailesinin adına savaşa gitmeye karar vermiş. J ise dostlarıyla çarpışmaya karar vermiş. İlk saldırıyı S'nin yaşadığı köy yapmış. J'nin dostlarından bir tanesi ise bu saldırıda ölmüş. J ve arkadaşları onun için bir cenaze bile hazırlayamamışken saldırıya geçmeye başlamış. Savaş 1 hafta sürmüş. İki köy de fazlasıyla zararda çıkmış. Kazanılanlar ve kaybedilenlerin arasında açık bir ara olduğu bu savaşın son damlaları gelmiş. J bir arkadaşı ile kalmış. S ise ailesini korumak adına hala hayattaymış. İki tarafta dinlenirken J arkadaşıyla konuşmaya başlamış. Arkadaşı " Bu savaşı saldırarak veya savunarak kazanamayız. İki tarafın da anlaşması gerekiyor." demiş. S ise ailesiyle konuşmuş ve J'nin arkadaşının önerisinde bulunmuşlar. Ertesi gün savaşın bitmesi gereken gündü. Bir taraf galip olacaktı. Fakat J öne çıkarak iki köy arasındaki savaşta yüksek seslerle bağırmaya çalışmış. "Savaşı bitirelim dostluk kuralım!" fakat kimse onu duymak istememiş. S ise J'nin çığlıklarına karşılık vererek ona katılmış. Savaşta iki köy de farklı köylerden iki kişinin beraber olduğunu görünce savaşı durdurmuş. Onların seslerine kulak vermişler. İki köy de verilen kayıplardan muzdarip olup savaşı bitirme kararı almış. J dostları anısına S'nin olduğu köye bir anıt yaptırmış. Bu anıt bu savaşın unutulmaması için zaman boyunca orada kalmış. İşte böylelikle S ve J'nin kadim dostluğu başlamış.
submitted by alpcskun to kahkahapornosu [link] [comments]


2020.10.14 14:09 supf_i işim gizli size söyleyemem

geçen gün bir işim vardı. gizli olduğundan ne işim olduğunu söyleyemiyorum. başka bir iş için bir arkadaşımın yardımına ihtiyaç duydum. discorddan arkadaşımı aradım, açmadı. bana bir discord sunucu daveti attı, girdim. iki yazı bir de sesli kanal vardı, sade bir mekan. sesliye girdim arkadaşım ve 2 tane arkadaşımın arkadaşı vardı, benim arkadaşım değillerdi. arkadaşıma dedim iş var ama gizli ve aynı zamanda merak uyandırıcı ama çok gizli. ciddi bir iş yani. her neyse arkadaşım bana dedi ne işi. düşündüm "burası kalabalık bu insanların yanında söylemem gizli çünkü" ve ekledim başka bir iş daha var o daha az gizli. sen bana bir sitedeki posterleri oku ve tarihlerini söyle ben de tarihlerini yazacağım. iş bitmeye doğru arkadaşımın arkadaşları, ben öyle gizli, saklı deyince çok meraklandılar ve kıskandılar zaten amacım oydu hemen başladılar şaklabanlık yapmaya çok ağır laflar soktum onlara mesela dedim ki "bu arkadaşa güldür güldür müziği koy çok komik çünkü" aslında orada çağın ilerisinde mizah anlayışımın olduğunu kanıtladım. çok havalıydım. arkadaşımın bir arkadaşı kovdu bizi kabul etmem gerek tam bir alfanın yapacağı türden bir hareketti. çıktık sunucudan özele geçtik işimizi 10 dakika bitirsek de arkadaşım diğerlerinin yanına gitmesin diye onu 1 saat oyaladım. neyse 1 işimi bitirdim, sırada gizli işim var. size söyleyemem ama baya gizli bir iş, merak uyandırıcı yani. gizli iş.
submitted by supf_i to kopyamakarna [link] [comments]


2020.10.13 16:03 rulesforrebels @binance: RT @BinanceTR: 🔸 Arkadaşını Binance TR’ye Davet Et, #SXP Kazan🔸 @Swipenetwork ile 100.000 Türk Lirası değerinde SXP Ödül Havuzu Paylaşıyoruz. Arkadaşları davet et, hem sen kazan hem de arkadaşların kazansın. Detaylar⬇️ https://t.co/aO55W3toLr https://t.co/4qUTRGFbm6

@binance: RT @BinanceTR: 🔸 Arkadaşını Binance TR’ye Davet Et, #SXP Kazan🔸 @Swipenetwork ile 100.000 Türk Lirası değerinde SXP Ödül Havuzu Paylaşıyoruz. Arkadaşları davet et, hem sen kazan hem de arkadaşların kazansın. Detaylar⬇️ https://t.co/aO55W3toLr https://t.co/4qUTRGFbm6 submitted by rulesforrebels to BinanceTrading [link] [comments]


2020.10.13 12:33 Filmzzy Beni burada bilen bilir çocukluğumdan beri ayak fetişistiyim.

Beni burada bilen bilir çocukluğumdan beri ayak fetişistiyim.Hatta küçükken ayağı cinsel organ zannettiğim için babet çorap giyen kız arkadaşımın adını çıkarmıştım kaşar diye.Neyse konumuza dönelim.Ailemle yaşıyorum.Dedem rahatsızlandığı için memlekete gitmişlerdi.Ev 1 hafta boştu.Ben de arkadaşları çağırdım hemen.3 kız 1 erkek.Kızların biri 1.70 boylarında baya ince.Diğeri 1.80 civarı kumral ortalama kiloda.3.sü de 1.70 1.65 arası sarışın,normal meme tombul götlü.Ben de 1.87 85kg 18.8cm.Erkek olanı bilerek önce çağırdım o geldiktensonra hemen kapının önünü ıslattım.Kızlar gelince 2 sinin ayağı ıslandı 1 i dodgeladı.Brn de dedim hay Allah tesisatta sıkıntı var herhalde çıkarın çorapları hasta olmayın dedim.Hemen oltaya geldiler çıkarttılar çorabı.Benim için görsel şölen başladı tabi.Neyse çaylar içildi,meyveler yendi.Ben dedim film izleyelim.Kabul ettiler açtım The Wolf of Walstreet i.Filmde bir sahne var izleyenler bilir Margot Robbie ayaklarıyla Di Caprioyu boğmaya çalışıyor altında birşey yok.Neyse ben boş bulunup başka yer umrumda olmazdı ayaklarını yalardım dedim.Bizim beta orospu çocuğu arkadaşta ıyyy şakası bile iğrenç dedi.Kızlar gülüşüyle o sıra.Sonra kızlardan biri şakasına al yala ehehehe yaptı.Ayağını suratıma uzattı.Ben ani bir hamle yaparak şapır şupur yalamaya başladım.Herkes şaşırdı birden.Ben yıllardır hayalimdeki şeyi gerçekleştiriyorum.Sonra birden ağzıma birşey geldi.Biraz duraksadım.Ağzımda o cismin ne olduğunu anlamaya çalışıyordum.Evet o karpuz çekirdeğiydi.Biraz durdum ve yuttum.O saatten sonra kan kussam kızılcık şerbeti içtim diyecektim iş işten geçmişti.Kız sordu ne oldu diye ben de:Astım var bende de bi soluklandım deyip yine yapıştım ayağa.Bizim beta orospu çocuğu arkadaş ben gidiyorum dedi kapıyı çarpıp gitti.Diğer kızlar büyülenmiş gibi bakıyordu.Hemen onları kaybetmemek için başladım onlarınkini de yalamaya.Neyse ben bunları kıvama getirdim.Footjob yapmaya başladım.Sanki rüyadaydım.Sonra diğerine geçtim deli gibi git gel yapıyorum derken ben birden tazyikli bir biçimse kızın suratına boşaldım.Allah tan en kaşarına denk geldi de bir şey demedi.Neyse boşaldıktan sonra benim libidom aşırı bir biçimde düştü.Daha neler neler planlıyodum ama hepsini yapasım kaçtı.Kızlar birden çirkin gelmeye başladı.Aradaki perde kalkmıştı.Çabuk televizyona dönüp Margot Robbie ye döndüm.O bile çirkin gelmeye başlamıştı.Allah'ım nasıl bir şeyin içine düşmüştüm ben böyle.Sonra kızlara döndüm onlar hala moddaydı suratına boşaldığım temizlenmeye gitmişti.İsterse sikim kopsun orada ben yine de bu yatırımı yapacaktım.Bu şeyin sürekli olmasını istiyordum.Neyse ben yalandan bi am meme yalayıp üstlerini giydirdim.Gelecrkteki kız arkadaşlarım için stokladığım ayak bakım setinden birer tane hediye edip yolcu ettim.Bu da böyle bi anımdır.
submitted by Filmzzy to kopyamakarna [link] [comments]


2020.10.10 22:27 PilotSakirBey Türkiyedeki Terör Örgütleri'yle (PKK) Başa Çıkmak

(yorum yapacaksanız tamamını okuyun öyle yapın beyler)
(ayrıca konunun uzmanı değilim, bunlar sadece kişisel görüşlerimdir)
(düzeltme: Bu yazı yazanlar terörü %100 bitirir diye bir iddiam yok. Yanlış anlaşılma olmasın, sadece terörle mücadelede yapılabilecek birkaç şeyden bahsettim. Yoksa yazmadığım bazı etmenler olduğunun farkındayım.)
Öncelikle buradaki PKK hakkında yapılan yorumların kalitesi beni benden alıyor. "yAqaLıM Bu QüRt'leRi OglEm" tarzında yorum yapıyor millet. Lan cihangir orospusu değilim de be amın oğulları azınlık katliyle varmaya çalıştığınız nokta ne ? İşin zaten ahlaki ve etik boyutunu geçtik bu ülkeden Kürt'leri silin PKK gider başkası gelir. He bir de öldürdüğünüz milyonlarca insanla kalırsınız ve işin en kötü tarafı Avrupalı piçler "fUcKinG tUrks GEnoCiDe AgaIn" dediklerinde haklı olacaklar. Lan Kürtlerin yarısı terörü desteklese (ki kesinlikle çok daha azı destekliyor) bile bir şey farketmez. Adımız yüzyıllar boyunca silinmeyecek şekilde lekelenir. Şimdi zaten buradaki aklı başında arkadaşların (ki bu arkadaşlar çoğunluktadır) "Kürt öldürelim eheheuiehe" demeyeceğini biliyorum o yüzden hadi artık Türkiye'de terörün nasıl bitirilip bitirilmeyeceğini konuşalım.
 (TERÖR NASIL BİTİRİLMEZ) 
  1. Beyler artık hepimizin şunu anlaması gerekiyor. Dağlarda terörist avlamak bizi hiçbir yere ulaştırmaz. Her zaman görüyoruz " 4 Kahraman Askerimiz Şehit Oldu Ama 30 Terörist Etkisiz Hale Getirildi " tarzı haberleri. Peki ye size soruyorum, madem biz bu kadar terörist indiriyoruz yıllardır, neden bunlar halen bir problemin ? Çünkü PKK'nın boşalan kadroları hemen doluyor, yani köylerden şehirlerden Kürt'ler (ki genelde bunlar köyden giden 18 yaş altı bireyler hatta çocuklar oluyor) her gün dağlara çıkıyorlar. Yani anlayacağınız yılanın başını ezmek lazım. Ama bu ezme yöntemi öyle katliamla, soykırımla, ayırmayla veya asimile etmekle olmaz. Bunu daha sonra konuşacağız.
ek: Asker yollamayalım demiyorum. Asker yollamak tabii ki mecburiyetindeyiz ama demeye çalıştığım şey "sadece" askeri müdahalenin bir işe yaramayacağı.
(Beyler yanlış anlaşılma olmasın ben burada "Biz Kürtleri bu hale getirdik gibi birşeyden kastedmiyorum. Kürtlerinde suçu büyük. Ama çoğunluk olarak bazı sorumluluklarımızın farkında olmalıyız.)
  1. Beyler biliyorum burada Kürtlerle dalga geçmek eğlenceli oluyor (ben de Kürt geyiği yaparım en nihayetinde) ama bazen b o k u n u ç ı k a r t ı y o r s u n u z. Bokunu çıkartıyorsunuz. Hadi hep beraber söyleyelim " Biz-esprinin-bokunu-çıkartıyoruz " Bakın bunu dememin nedeni şu, siz bir insana bir özelliği üzerinden, kültürü üzerinden, ırkı üzerinden yani değiştirmeyeceğiniz bir özelliği üzerinden dışlarsanız, dalga geçerseniz (tabii ki bokunu çıkartırsanız, yoksa herkes şaka kaldirabilmeli belli bir düzeye kadar) dalga geçtiğin birey o özelliğibe daha çok bağlanır. Siz bir Kürt'ü veya Kürt ırkını durmadan aşağılarsanız, dalga geçerseniz amacınız kötü olmasa bile işin bokunu çıkarttığınız için bunlara maruz kalan Kürt, ırkına daha çok bağlanır. Mesela ben birkaç yıl önceye kadar insanların ırklarına pek takılmazdım. Yani zerre ilgilendirmezdi beni birinin ırkı. Fakat şu anda yıllar geçtikce bazı yabancılar benim Türk'lüğümü aşağılayıp beni asla yapmadığım (ve atalarımın da yapmadığı şeyler yüzünden) "barbar", "brainwashed", "yobaz" gibi şeyler demesi yüzünden ben ırkıma daha çok bağlanıyorum (belli bir yere kadar milliyetçilik iyidir ama bu iş kahvehane dayılığına kadar gider). Heleki Arap'ların ve Ermeni'lerin Türk'lere karşı tutumu yüzünden ben (özellikle Araplara karşı) içimde bir nefret besliyorum. Böyle olmaması lazım. Tamam Pelinsu olmayacağız tabii ama Suudi Arap denince kan şekerim düşmemesi, vücudumdaki bütün kaslar kasılmaması lazım. Yani gidip de milleti dışlayıp dalga geçmememiz lazım (daha doğrusu BOKUNU ÇIKARTMAMANIZ) amacımız Kürtlerin bizi sevmesini sağlamak olmalı ama millet nefret ettirmek için elinden geleni yapıyor.
    (TERÖR NASIL BİTİRİLİR)
  2. Başta dediğim gibi Kürtlerin dağa çıkmasını engellemek lazım. Ve şu anda terörist olan Kürtlerin neredeyse hepsi çocukluktan itibaren PKK'nın propagandasına bazen ailesi, bazen arkadaşları bazense sosyal medya yüzünden maruz kalabiliyor. Bu yüzden bizim Anadolu'nun her köyüne girmemiz lazım. Eğitim getirmemiz ve çocukları iyi gözetlememiz lazım. İnternet konusunda da zaten PKK propagandası olabildiğince engellenmeli ve cezalandırılmalı. Çocuklara ve gençlere gereken eğitim ve hizmet (altyapı, elektrik vs.) verilebilmeli. Eğer siz PKK'nın gençlere ulaşmasına izin vermezseniz onlar da terörist olmaz. Yani gidip Kürt ve Türk çocuklara "Ali ata bin"den önce hepimizin aynı toprağın insanı olduğunu öğretmeniz lazım.
  3. HDP'de aslında Türkiye'deki bütün partiler gibi kendi içinde bölünmüş bir parti. HDP'nin içinde PKK destekçileri olduğunun yanı sıra aslında gayet kaliteli ve düzgün insanlarda var. Yani CHP'de Canan Kaftancıoğlu'nun varlığı gibi burada PKK destekçisi olduğunu gizlemeyen de insanlar var. Devlet HDP'den durmadan birilerini hapse attığını biliyoruz fakat bu hapse gidenler ne yazık ki her zaman iyi seçilmiyor. Yani terör destekçisinin yanında düzgün adamlar da gidiyor. Bunu neden diyorum. Çünkü bizim HDP'yi kapatmak gibi bir şansımız yok. Türkiye'deki Kürtlerin bir çoğu kendilerini sadece HDP'nin temsil ettiğini düşünüyor. Bazı Kürtler HDP'nin PKK'cı tarafını benimsiyor ama çoğu Kürt HDP'nin terör örgütlerini desteklediğini kabullenmek istemez . Çünkü dediğim gibi adam kendisini başka kimsenin temsil ettiğini düşünmüyor ve terörist olduğunu kabullenmeyen secmende terörist değildir, sadece kendini kandırır. Eğer siz HDP'yi kapatırsanız aslında terörle ilgisi olmayan seçmeni bile terör destekçisi yapıp, ülkeyi zor duruma sokarsınız. O yüzden HDP'de iyi bir temizlik yapılmalı. Terör destekçisi adamlar hapse atılmalı, hapisteki bazı düzgün adamlar serbest bırakılmalı ve HDP alternatif, içinde terör sempatizmanı kişilier olmadan, iktidar olmaktan çok koalisyonlarda etkili bir parti olma amacında yoluna devam etmelidir. Yani devlet hapse attığı kişileri düzgün seçmelidir.
Dediğim gibi Kürtleri bu hale direkt biz getirmedik ama düzeltmekte de rolümüz büyük. Bunu bir ağabeyin kötü yola düşmüş kardeşini düzeltmek olarak düşünebiliriz. Ağabey kardeşi düştüğü yol yüzünden aşağılarsa daha kötü hale gelir işler, ağabey kardeşin esrarlarını bulup yok etse kardeş yine gidip alabilir (nasıl başa çıkılmaz 1) ve en önemlisi ağabey kardeşini öl-dür-mez. Bu her şekilde kardeş katli olur. Şimdi diyecekseniz kardeş ağabeyini öldürmeye çalışırsa nolur diye. Buna da şöyle cevap vereyim. Bir sır bozacağım ama Türkiye'deki her Kürt terörist değil. Kürtlerin %15-20'si terörü destekliyordur. Bu size çok büyük bir rakammış gibi gelmesin çünkü bu %20'nin tamamı potansiyel terörist değil. Bunların çoğu Cihangir solcusu, Klavye delikanlısı ve de bizim kahvehane dayılarının Kürt versiyonları. Bu insanları siksen eline silah alıp dağa çıkmaz, destekleri sözde kalır ve doğru bilinçlendirmeyle çoğunu geri döndürebilirsin.
Beyler umarım yanlış anlaşılma olmamıştır. Heleki nasıl çözülmezin 2. kısmında derdimi anlatamamış olabilirim. Neyse uzun uzadıya fikirlerimi anlattığım bu yazıyı okuduğunuz için teşekkürler. Bir hatam varsa belirtirsiniz, iyi geceler.
submitted by PilotSakirBey to KGBTR [link] [comments]


2020.10.10 20:49 allahsizallah Sosyal fobi; nedir?, belirtileri nelerdir?, nasıl tedavi edilir?, ne sıklıkla görülür?, hangi yaşlarda başlar?

“Sadece bir saniye için gözlerinizi kapatın ve bir odaya girdiğinizi ve orada bazı arkadaşlarınızı ve meslektaşlarınızı gördüğünüzü düşünün, birden yere doğru bakıyorsunuz ve üzerinizde hiçbir giysinin olmadığının farkına varıyorsunuz”. Sosyal fobisi olan kişilerin bir toplumsal durumla karşılaştıklarında neler hissettiklerini bu senaryo çok iyi anlatmaktadır. “Büyük bir utanç duyarsınız, odadan kaçıp gitmek istersiniz, sanki ölecekmiş gibi olduğunuzu hissederseniz, hiç kimseyi yeniden görmek istemezseniz”. SF(Sosyal Fobi) bireyin başkaları tarafından yargılanabileceği kaygısını taşıdığı toplumsal ortamlarda mahcup ya da rezil olacağı konusunda belirgin ve sürekli korkusunun olduğu bir kaygı bozukluğudur. Kişiler başkalarıyla etkileşimde bulunmalarını gerektiren ya da bir eylemi başkalarının yanında yerine getirmeleri gereken durumlardan korkarlar ve bunlardan olabildiğince kaçınmaya çalışırlar. Başkalarının kendileriyle ilgili olarak anksiyeteli, zayıf, kaçık ya da aptal gibi yargılarda bulunacağını düşünürler. Ellerinin ya da seslerinin titrediğinin farkına varacaklarıyla ilgili kaygılarından ötürü toplum önünde konuşmaktan korkabilirler ya da düzgün bir biçimde konuşamıyor gibi görünmekten korktukları için başkalarıyla karşılıklı konuşurken aşırı kaygı duyabilirler. Diğer insanların ellerinin sallandığını görmesinden utanç duyacaklarından korktukları için başkalarının yanında yemekten, içmekten ya da yazı yazmaktan kaçınabilirler.

Sosyal fobinin tipleri var mıdır?

Sosyal fobi iki şekilde görülür. Korkular bir çok toplumsal durumları kapsıyorsa yaygın tip, bazı durumları kapsıyorsa (Başkalarının önünde imza atmak, yemek yemek, konuşma yapmak gibi) yaygın olmayan tiptir.

Ne sıklıkta görülür?

SF’nin yaşam boyu görülme oranı % 2-13 arasındadır. En sık görülen psikiyatrik hastalıklardan biridir. Türkiye’de üniversite öğrencilerinde yapılan araştırmada %24’ünde bu hastalığın olduğu saptanmıştır.

SOSYAL FOBİ HANGİ YAŞLARDA BAŞLAR?

Sosyal fobi alt tipine göre değişmekle birlikte erken ve geç ergenlik dönemi arasında başlar (10-17 yaş) Yaygın tipin daha erken yaşta başladığına dair bilgiler vardır.

KİMLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜR?

Maddi durumu ve sosyal konumu , yetersiz ? , hiç evlenmemiş, işsiz ve eğitim düzeyi yüksek olmayanlarda sık görülmekle birlikte, hastalığın erken dönemlerinde toplum içine yeterince çıkmama de risk etmenleri arasındadır. Kalıtımdan daha çok, çocuk yetiştirme tarzı, ailenin başkalarıyla yeterince görüşmemesi ve ebeveyn modeli önemlidir. Çocukluk çağından itibaren aşırı çekingen olan kişilerde, gelecekte SF gelişme riski daha yüksektir

Sosyal Fobi mi çekingenlik mi?

Toplulukta konuşma, sosyal ortamlarda kendini ifade edebilme gibi konularda çekingenlik sık görülen bir durumdur. Bunların büyük bir kısmı hastalık kapsamında değildir. Hatta bir işe başlamadan önce “yapamazsam rezil olur muyum?” düşüncesi kişiyi motive eder ve daha iyi hazırlanmasına yardımcı olur. Sosyal fobi demek için ise kişide korkunun yanı sıra kaçınma davranışlarının olması gerekmektedir. Ya da kişi kaçmıyorsa, bu duruma katlanmaya kendisini zorluyorsa; büyük bir sıkıntı yaşar. Ayrıca SF ’de kişi korkularının aşırı ya da anlamsız olduğunu bilir. Eğer gerçekten korku duyulabilmesi anlamlı bir olay varsa, tanı SF değildir. Örneğin sözlüye hiç çalışmamış bir öğrencinin sınıfta adının çağrılmasından korkması gibi.

Sosyal Fobinin Belirtileri Nelerdir

SF’de korkulan durumla karşılaşıldığında bedensel belirtiler ortaya çıkar. Bunlar yüz kızarması, terleme, ağız kuruluğu, çarpıntı, nefes kesilmesi, nefes darlığı, mide barsak sisteminde rahatsızlık, diyare, kas gerginliği, titreme gibi. Bu sırada aklından geçen düşünceler “güçsüzüm, yetersizim, çirkinim, beğenilmiyorum, sevilmeye layık değilim, hata yapmamalıyım, mükemmel olmalıyım, kaygılı olduğumu belli etmemeliyim, rahat davranmalıyım, kusursuz görünmeliyim, herkesin beğenisini kazanmalıyım” şeklindedir. Bu düşünceler sonrasında oluşan kaçınma belirtileri ise korkulan ortama girmeme, korkulan ortamı terk etme, göz temasından kaçınma, ilgisiz şeyler düşünme şeklinde olabilir.

Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeği’nde belirlenen sosyal durumlar şu şekildedir.

Toplum içinde telefonla görüşme Küçük bir grup etkinliğinde yer alma Toplum içinde yemek yeme Toplum içinde bir şeyler içme Yetkili biri ile konuşma Dinleyiciler önünde konuşma, rol yapma Partiye/ eğlenceye gitme Başkaları tarafından izlenirken çalışma Başkaları tarafından izlenirken yazma Çok iyi tanımadığı biriyle telefonda görüşme Çok iyi tanımadığı biriyle yüz yüze konuşma Yabancılarla karşılaşma Genel tuvaletleri kullanma Birilerinin oturduğu odaya girme İlgi odağı olma Bir toplantıda hazırsızlık konuşma yapma Yetenek, yeti veya bilgi testine tabi tutulma İyi tanımadığı birine onaylanmadığını veya aynı düşüncede olmadığını ifade etme Çok iyi tanımadığı birinin gözlerinin içine bakma Önceden hazırlanmış bir raporu bir gruba sözel olarak sunma Romantik veya cinsel ilişki amacıyla birini tavlamaya çalışma Alınan bir malı parasını geri almak üzere iade etme Parti / davet verme Israrlı bir satıcıya karşı koyma

NEDENLERİ?

Sosyal fobide kalıtsal geçişin rolü çok güçlü olmasa da vardır. Akrabaları arasında sosyal fobik olan kişilerin bu hastalığa yakalanma riski bir miktar daha yüksektir. En önemli etmenlerden biri beyinde bir takım kimyasal ve elektriksel bozukluklar olduğudur, özellikle serotonin adı verilen bu kimyasal maddenin SF’lilerin beynindeki oranının normalden az olduğu veya iletimde aksaklıklar bulunduğu ileri sürülmüştür. Ayrıca zihinsel altyapısı önceden hazırlanmış olan SF bazen belirli bir olaydan sonra gün yüzüne çıkmış ve örseleyici bir yaşantı ile koşullanaarak yerleşmiş olabilir. Örneğin öğrenci sınıfta ders anlatırken bir hata yapmış ve arkadaşları ona gülmüştür. O da küçük düştüğünü, rezil olduğunu düşündüğü için utanç hissine kapılmış ve bedensel belirtiler göstermiştir. Bir dahaki sefere ders anlatmak için yine tahtaya çıktığında önceki deneyimi olumsuz beklentilere yol açacak, bulunduğu ortam duygularını tetikleyecek ve belirtiler ortaya çıkacaktır. Çocuk yetiştirme biçimi de hastalığın oluşmasında önemli etmendir. Genelde aşırı koruyucu, ya da red edici, duygusal sıcaklıktan yoksun, katı anne babalar olabilir. Bazen çocuktan yüksek beklentileri olduğunda bunlara ulaşılamayınca çocuk cezalandırıabilir, böylece başarısızlık korkusu gelişebilir. Tanıdık olmayan ortamlara, insanlara ve nesnelere aşırı korku duyma olarak tanımlanan davranışsal ketlenmenin, SF gelişiminde öncül belirti olduğu söylenmiştir.

SOSYAL FOBİ NASIL TEDAVİ EDİLEBİLİR ?

SF tedavisi olan bir hastalıktır. Her şeyden önce gerçekçi beklentiler içinde olmak gerekir. Beraberinde diğer psikiyatrik hastalıkların olması, başlangıç yaşının erken olması, kişinin tedavi isteği gibi bir çok etken tedavinin başarısını etkilemektedir.

SOSYAL FOBİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

SF’de ilaç tedavisi ve psikoterapi ( konuşmaya dayalı ruhsal tedavi) uygulanır. Hastanın durumuna göre bazen tek başına psikoterapi, bazen ilaç tedavisi uygulansa da genelde her ilisinin beraber uygulanmasında başarı daha yüksektir. İlaç tedavisinde özellikle serotonin sistemi üzerinde etkili olan ilaçlar seçilir. Tedavinin ilk günlerinde hafif bulantı, baş ağrısı, uyku bozukluğu, midede huzursuzluk gibi geçici yan etkiler oluşabileceği, zamanla bu belirtilere vücudun alışabileceği hastaya bildirilir. Bu ilaçlar bağımlılık yapmaz, kalıcı hasar veren yan etkileri yoktur. İlaç etkisinin ortaya çıkması için iki-üç hafta kadar beklemek gerekir. İlacın etkili olup olmadığına karar vermek için en az 10 hafta süre geçmelidir. Tedavi süresi, ortalama 9-12 aydır.
SF’de en sık uygulanan terapi şekli Bilişsel ve Davranışçı Terapidir. Bilişsel terapide kaygı duyguları ve bu kaygıya karşı oluşan bedensel tepkileri tanıma, kaygı doğuran durumlardaki düşüncelerin ne olduğunu anlama, bunlara karşı başa çıkma stratejileri geliştirme gibi aşamalar vardır. Davranışsal terapide ise model olma, yakınmaların üstüne gitme, belirtileri daha net algılayabilmesi için rol oynama, gevşeme eğitimi, sosyal beceri eğitimi gibi her hastada farklı uygulanabilecek yöntemler vardır. Ayrıca aile ve grup terapisi de uygulanabilir.

Sosyal Fobim varsa ne yapmalıyım?

Her şeyden önce SF’nin bir hastalık olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Çekingen kişilik bozukluğu ile birlikte sık görülmesi, toplum tarafından bu özelliklerin genellikle efendilik olarak kabul edilmesi kişileri tedavi arayışından alıkoymaktadır.
submitted by allahsizallah to AteistTurk [link] [comments]